Yeni Torba Yasa ve Özelleştirme

Yeni torba yasa ve özelleştirme… Hükümetin hazırladığı ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen ve özelleştirme konusu ağırlıklı torba yasa ile beraber çok fazla devlet kurumu özelleştirmeye gidebilecek. Yüzden fazla devlet kurum ve kuruluşunun varlıklarını ve ticari hisselerini özelleştirme idaresine devretme kararı alındı. Bu kurumlar arasında ise çok kritik olanları söz konusu. Bu torba yasa ile özelleştirme yolu açılmış oluyor. 

Adı geçen düzenleme torba yasa tasarısının 35. maddesinde bulunuyor. Bu maddeye göre; özel bütçeli idarelere ait ticari amaçlı kuruluşlardaki hisseler ile varlıklardan bu idarelerce, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na bildirilenler, Özelleştirme Yasası kapsamında özelleştirilecektir. Bu kadarı da olmaz durumu bu durum. Paranoyaklık denmesin sakın tehlikeye işaret etmemize. Çünkü bir çok “yok canım öyle şey olmaz” denilen şeyler oldu bu ülkede.

Özelleştirme İdaresine Devredilecek Kurumlar

TRT, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği Genel Müdürlüğü, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür Merkezi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, GAP Başkanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, PTT, İller Bankası, TÜBİTAK, TPAO, Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Adalet Akademisi, Spor Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu gibi çok önemli kurumlar, varlıklarını özelleştirme idaresine devrederek, ihale yasasının kapsamı dışında özelleştirilebilinecekler.

Yeni torba yasa ve özelleştirme kapsamında torba yasa ile icabına bakılabilir kurumları gördük. Ne kadar kritik önemde olanlar var değil mi? Bu her kurum ve kuruluş kendi alanında kamu adına bir varlık sunuyordu. Eğer bu kurumların hepsi veya çoğu özelleşirse vay memleketin haline. Bir kaç tanesi hakkında konuşalım:

TRT her dönem hükümete yakın haberler vermişti. Bu anlamda bağımsız ve tarafsız denilemese de devletin en önemli kurumlarındandır. Medya kuruluşu olarak halka büyük hizmetler sunabilecek bir kurumdur. Bir çok hizmeti kamu yararına, ticari kaygı gütmeden sunabilecek bu kurum kesinlikle özelleştirilmemelidir.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, şans oyunlarının bağlı olduğu temel yapıdır. Bütün resmi çekilişler ve benzeri bu kurumdan izin alınarak yapılmaktadır. Bu anlamda bir denge unsurudur. Ek olarak ise sayısal loto, milli piyango gibi şans oyunlarından muhteşem bir gelir elde edilmektedir. Devlet bu kadar vergi alırken tek elden kar yapan bu kurumu devretmemelidir.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, adı üstünde tiyatronun var olabilmesini sağlayan kamu kuruluşudur. Özel sektöre geçtiğinde para ile tiyatro kelimeleri yan yana gelebilecektir. Düşünün bir kere ticari amaçlı yapılan tiyatronun sanat özelliği kalır mı? Türkiye’nin tiyatro yapıtaşıdır ve korunmalıdır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, halkın temel hakkı olan su hakkını kısmen de olsa var eden kurumdur. Elektrik idaresi özelleştirildiğinde devlet zararlarından kurtulmuş ancak diğer yükleri vatandaşına yüklemiştir. Elektrik idaresi özel olunca nelerle karşılaştık biz biliyoruz. Son örneği ise çok acımasız; bir elektrik faturası geldi diyelim. Son ödeme tarihi 01.01.2016 ise son ödeme tarihinde ödeyememe durumunda ertesi günü kesme ihbarnamesi gönderiliyor. 5 gün içinde ödenmezse kapama açma bedeli diğer ayın faturasına yansıtılmak üzere elektriğiniz kesilecektir. Buradaki vahşi para kazanma dürtüsünün açığa çıktığını kolayca görüyoruz. Bir fatura dönemi ödeme yapmayı bırakın son ödeme tarihinden bir gün sonra geliyor bu ihbar kağıdı. Milyonlarca abone var. açma kapama bedeli ile millet soyuluyor. Bu para ve enayi yerine konmak çok acı. Devlet enayi yerine koysa bu kadar kötü hissetmiyoruz ama özel sektörün enayi yerine koymada sınırı olmayacaktır. Aynı problemleri su konusunda da yaşamamak lazım.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ise can alıcı kurumlardan. Üniversite okuyan gençlerimizi düşünün bir.. Bunlar bizim geleceğimizdir. Ekonomik durumu olmayan veya az olan öğrencilerin kalacağı yurt hizmeti olsun öğrenim kredisi olsun harç ödemelerinde verilen katkı kredisi olsun hepsi çok önemlidir. KYK bursu, KYK yurdu gibi hizmetleri gidin bir de geleceğimiz olan öğrencilere sorun bakalım. Bu özelleştirme torba yasası kanunu başlı başına bir kötülüktür. Düşünün bir kere hangi özel yurtta (cemaat yurtları hariç) düzgün bir fiyat tarifesi gördünüz. Otelde kalır gibi kalınabilir oralarda ancak. Bu düzenleme ile öğrencilerin bir kısmı cemaatlerin eline bırakılmış olabilir. Son dönemdeki FETÖ olaylarını incelerseniz fakir öğrencileri hedef seçtiklerini göreceksiniz.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü de çok kritik değil mi? Adı üstünde kıyı emniyeti. Kıyı emniyeti bir nevi güvenlik ve sınır emniyeti konularına giriyor. Çok detaylı üzerinde duramasak da önemli olduğu ortada. Göçmenlerin durumlarından tutun da kaçakçılığa kadar daha bir çok konuda dört tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde özelleşmemesi gereken bir kurumdur.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, özelleştirildiğinde Türkiye’nin kendi petrol rezervleri üzerindeki ilgisi ve bilgisi zarar görecek kaygısındayız.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı ise başka bir konu. Bu müşteşarlık nasıl ve neden özelleştirilir onu da anlamak zor tabi.

PTT, yeni torba yasa ve özelleştirme kapsamında özelleştirildiği takdirde bu özelleştirmeyi yapanların beddua almamaları imkansızdır. Gidin bakın PTT şubelerine; yaşlılarımızı, ev hanımlarımızı orada göreceksiniz. Bu kişiler PTT kurumuna sonsuz güvenirler. Bunun dışında postacılık, PTT bankacılık işlemleri, PTT kargo işlemleri gibi daha bir çok işlemi çok daha pahalıya sunacaktır özelleştiğinde. Gidince kıymeti anlaşılacaktır.

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, Cumhuriyet’in önemli kültür varlıklarından sayılabilir. Bu kurumların özelleşmesinin mantığı da yok aslında.

TÜBİTAK, Türkiye’nin bilim üssüyken hükümetin ve cemaatin sayesinde bilimden son hızla uzaklaşmış bir kurum olsa da çok kıymetlidir. Buranın özelleştirilmesinde bizim anlayamadığımız durumlar varsa da bilemiyoruz.

TPAO bir denetleme mekanizması olarak alkol ve türün ürünlerinin önemli bir piyasa olmasından ötürü bazı dengesizlikler getirebilir. Bu konu hassas olduğundan devlet elinde kalması iyi olacaktır.

Karayolları Genel Müdürlüğü denince akla Türkiye gelmeli aslında. Ulaşımın temel yapı taşıdır ve özelleşmesi demek bol bol paralı yol demek olacaktır. Köprü ve otoyollar kısmen özelleşmiş olsa da daha da fazlasına hayır!

 Yeni torba yasa ve özelleştirme ile birçok değişiklik yapılmış olacak. Ülkenin kimyası yine bozulacak belli ki. Yeni torba yasa ve özelleştirme sonucu gelişmeleri takip edeceğiz.

“Yeni Torba Yasa ve Özelleştirme” üzerine bir yorum

  1. İstanbul milletvekili Aykut Erdoğdu’nun sözleriyle durum şu;

    – Diyelim ki TRT’nin Antalya’da çok değerli bir yaz kampı veya kullanmadığı bir istasyonu var. Yasa ile bu tesisler satılabilecek. Aslında kurumların bu şekilde parça parça satışı söz konusu…

    – TRT o kampı isterse satamaz mıydı?

    – Satardı ancak İhale Kanunu çerçevesinde hareket etmeye mecburdu. O zaman işlemler uzar, yolsuzluk zorlaşırdı. Özelleştirme İdaresi’nin satış mekanizması daha süratli işler. Malı kısa sürede istediğin fiyata istediğine satmak kolaylaşır.

    Aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu kuruluyor… Varlık Fonu:

    “Otoyollar, üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, nükleer santral gibi büyük altyapı projelerine finansman sağlanması”nı öngörüyor.

    Devlet malları parça parça satılıp Varlık Fonu aracılığıyla büyük projelerin açıkları kapatılacak. Oynanan oyunun özeti bu…

    Cevapla

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.