Engelli Birey Ailesi Olmak

Türkiye için düşündüğümüzde engelli birey sayısı oldukça yüksek. Her altı kişiden birisi engellidir. Yani bu rakam aslında düşünülenden kat kat yüksek. Engeli bireyler ile ilgili olarak toplumdaki müthiş duyarsızlığı görmek için alim olmaya gerek yok. Böylesine duyarsız bir toplumken de engelli birey ailesi olmak çok daha zor bir hal alıyor.

Engelli birey ailesi olmak zordur!

Engelli birey ailesi olmak zordur. Hem de her anlamda her konuda.. Engel türüne göre ailelerin zorlanma konuları değişiklik göstermekte. Ancak tek gerçek var ki çok fazla güçlük çekmekte tüm engelli aileleri. Bunu iyi gözlemlemek için tek bir engelli ailesini kısa bir süre gözlemek yeterli aslında. Ancak bırakın gözlemlemeyi aynı ortamda bulunmaktan bile rahatsızlık duyanlar var. Engelli aileleri bir çok sorunla mücadele ederler. Engelli çocuğun bakımı, sağlık sorunları, maddi ihtiyaçları, sosyal durumu, eğitimi ve hatta ulaşımı bile ailenin canını okumaktadır.

Türkiye şartlarında engelli birey ailesi olmak

Toplum engelliler konusunda bilinçsiz ve ilgisiz olduğu için aileler en başta bir dışlanma ile karşı karşıya kalırlar. İnsanlar, sosyal ortamlar engelli bireyleri fark ettikleri zaman ya itilirler ya da rahatsız etmeye varan bakışlar yöneltirler. Aile için bu çok acımasızdır. Engel sahibi bir birey var ortada ve bu birey de diğer insanlar gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı; diğer insanlar gibi onun da bir yaşamı var.

Fazladan ise bazı sorunları var mücadele etmesi gereken. Vatandaşlar engelli bireye yardımcı olabilirler, güleryüz gösterebilirler ama rahatsız edici şekilde bakamazlar. Buna kimsenin hakkı yok. Eğer acıma barındırmayan bir güleryüz gösterilmeyecekse bakmayın arkadaşlar.. Faydanız yoksa zararınız da olmasın en azından.

Toplum yapısı engelli bireylere uygun mu?

Aslında toplum olarak farklı bir yapımız var. Henüz anaokulu, ilkokul sıralarında başlayan bir engelli ötekileştirmesi var bizde. Çocuklar daha o yıllarda kaynaştırma öğrencilerini dışlayabiliyorlar. Eğer bilinçli bir ailesi ve mücadele eden bir öğretmenleri yoksa normal gelişim gösteren çocuklar engelli çocukları dışlayabiliyorlar.

Bunun yanında ise engelli bir bireyle hiçbir temasta bulunmamış bireyler maalesef çekingen oluyorlar. Engelli bireyin tepkilerini, söylediğini anlamamak kişilerde zorlantı sebebi olabiliyor. Böyle olunca da engelliler ile ilgili ne varsa uzak duruyor insanlar. Çocuklara henüz küçükken engelliler ile ilgili bilgi veremediğimiz için çocuklar engelli birey gördüklerinde istenmeyen davranışlar sergileyebiliyorlar. Eğer çocuklarımız kaynaştırma öğrencileri ile eğitim görme fırsatı yakalasalardı veya bu tip imkanlar sunulsaydı toplumumuz çok başka bir toplum olacaktı bugün.

Ancak geç değil bence! Engelli bireyler ile bir şekilde daha fazla bir araya gelebilseler zamanla birçok şey değişebilir.

Engelli birey ailesinin zorluklarına örnekler

Engelli birey sağlık sorunları çokça yaşamaktadır. Engel türüne göre bu zorluklar farklı orandadır. Bazıları aylarca makineye bağlı kalabilir bazıları ise her ay hastaneye gider gelir. Vücut yapıları buna çok müsaittir.

Çoğu engelli birey ailesi maddi zorluklar yaşamaktadır. Devletin evde bakım parası vermesi çok iyi olmuştur ancak aileler yine de eğitim malzemeleri almakta bile yetersiz kalmaktadırlar.

Engelli birey için rapor almak bile başlı başına zorluktur. Bazı çocukların destek eğitimi aldıkları özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri bu konuda ailelere yardımcı olmaktadır. Ama yine de bazı adımlar atılması şarttır. Devlet hastanelerinde uygulanan randevu önceliği gibi daha da kolaylaştırıcı adımlar atılmasını bekliyoruz. Bu randevu önceliğinde 65 yaş üstü hastalar ile küçük yaş çocuklar sıra beklemeden randevuda en öne alınırlar. Bunun gibi bir pozitif ayrımcılık ile engelli birey ailesine nefes aldırabiliriz.

Tam teşekküllü devlet hastanelerine ulaşım bile başlı başına zorluk taşımaktadır. Bu da ayrı bir meseledir. Devlet bu tip hastalarına veya vatandaşlarına farklı muamele yapmalıdır. Özellikle bedensel engelli bir birey ve toplu taşıma ile hastanelere ulaşmak imkansızdır.

Çocuğun öz bakımı ise ayrı bir zorluktur. Çocuğun altı uzun süre bezlenebilir, sürekli banyo vb gibi ihtiyaçlarda yanında olunmalıdır. Tuvalet eğitimi yoksa daha da zordur vb.. Üzerine de çocuğun cinsel ihtiyaçları da başlayınca o ailenin zorluklarına zorluk eklenir.

Bunlara ek olarak da çocuğun toplumsal ve sosyal durumu da ayrı bir zorluktur. Tek bir örnek verelim. Kalabalık bir aile düşünün. Tüm torunlar ve çocuklar büyük dedenin evinde toplanmışlar. Tek bir aile hariç.. Otizmli birey ve onun ailesi. Bunlar ütopik cümleler değiller. Bunlar ailelerden bizzat dinlediklerimiz. Bunlar onların yaşadıkları. Ne kadar acı değil mi? Otizmli torun, torundan sayılmamış. Bu sadece bir örnek. Anlamak için yaşamak gerekir.

Son olarak da engelli birey ailesinde yaşanan boşanma sorunlarına değinelim. Çok fazla görülmekle birlikte genelde “baba” kaçışları görülür. Kaçmayan babalarımız göründüklerinden de büyüklerdir. Mücadelede eşlerini yalnız bırakmamışlardır. Toplumdaki tüm algılara rağmen yerlerini koruyan bu babalara ne kadar teşekkür etsek azdır.

Bu sorunlar ailede yara açar. Engelli birey ailesi olmak zordur. Engelli birey ailelerine ücretsiz psikolojik destek şarttır. Hem de en iyi uzmanlardan.. Bütün bunlara bir çok madde eklenebilir. Biz yazmadık diye yaşanmıyor değiller maalesef. Dileğimiz engelli birey ailelerinin ihtiyaçlarının en aza indirgenmesidir.

Servet Sevinçli / 40dk.com

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.