Beklenen İstanbul Depremi

Geçtiğimiz günlerde merkezi Silivri açıkları olan 5.8 şiddetinde bir deprem yaşadık. Merkez üssünden itibaren tüm çevresini etkiledi. İstanbul’da olsa da İstanbul’un Kadıköy ilçesi ile Bursa’nın Mudanya ilçesine hemen hemen aynı uzaklıkta olması başka illeri de bu denli etkilemesini açıklıyor. Bursa, Tekirdağ, Balıkesir, Yalova gibi illerden de oldukça hissedildi.

İstanbul depremi dememizin nedenini açıklayalım. En son büyük deprem İzmit depremiydi. Bu depremin adını Yalova – İzmit – Adapazarı depremi olarak adlandırabiliriz. Neden? Çünkü İzmit segmenti (fay kırığı, parçası) İzmit merkez olsa da Yalova ve Adapazarı’na uzanıyor. İzmit depremi ile enerji hemen solundaki segmente akmış oldu. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nı tanırsak büyük depremleri anlayabiliriz.

Büyük Erzincan depreminden itibaren sola (Türkiye haritasına göre) doğru enerji akması olmuştur. Erzincan, Reşadiye, Niksar, Bolu Gerede, İzmit segmentlerinde sırayla büyük depremler olmuştur. Son büyük deprem dediğimiz 17 Ağustos 1999 depremi de enerjisini boşaltmıştır ancak hemen solundaki Adalar (İstanbul) segmentine yükleme yapmıştır. Bu nedenle de sıra bu segmenttedir. Belirli döngülerle kırılan bu segmentlerin yaklaşık kırılma süreleri vardır ve Adalar segmentinin en uzun kırılmadan beklediği yıllar dolmuştur veya dolmak üzeredir. Yani büyük bir deprem için eli kulağında tabirini kullanabiliriz.

Fay kırığının üst yakası ile alt yakası birbirine komşu ama ayrı iki tabakadır. Anadolu plakası güneyden Arap plakası ve Afrika plakası tarafından sıkıştırıldığı için milyonlarca yıl önce doğumuzda bulunan Bitlis Okyanusu yok olmuştur. Bu iki plakanın sıkıştırması ile Anadolu plakası sol tarafa doğru her yıl küçük miktarlarda kaymalıdır. Ancak kırığın olduğu kenarlar çentikli olarak düşünülürse bu kayma gerçekleşemez. Enerji (yük) birikir ve birikir. Ardından o segmentin döngüsü tamamlanınca (örnek 350 yıl sonra)  kırılma gerçekleşir. Engelden kurtulan parça 350 x 4 mm = 140 cm gibi bir rakamla yana kayar. İki taraf birbirinden ters tarafa uzaklaşmış olur. Bunun örnekleri Sakarya’da İzmit’te vardı.

Anlayacağınız enerjisini boşaltma zamanı Adalar fayı için gelmiş durumda. Erzincan civarından başlayıp Tokat, Bolu, İzmit ve Adalar’ın altından devamla Silivri açıklarından Saroz Körfezi’ne uzanmaktadır.

Bu yüzden tüm önemler en ivedi şekilde alınmazsa onbinlerin hayatını kaybettiği ve tüm ülkemizi maddi zorluklarla baş başa bırakan İzmit depreminden çok daha büyüğü ile karşı karşıya kalacağız.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu görmezden gelen bir hükümet var ve bu gerçekten endişe verici. Deprem gibi bir konu da bile siyasi davranmak hatasına gitmemelidirler. En başta deprem durumunda kullanılacak toplanma alanları artırılmalıdır. Devamında ise saçma sapan yerlere harcanan paralar ile kentsel dönüşümler tamamlanmalıdır.

C12 türü beton kullanılmış olan tüm eski yapılar yıkılmalıdır. Diğer açıklaması ise 1999 öncesi yapılan yapılardan kurtulmalıyız bir an önce.

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.